December 2011
1 post
Dec 28th
1 note
November 2011
2 posts
Nov 3rd
Nov 1st
97 notes
October 2011
4 posts
Oct 30th
2 notes
Oct 28th
1 note
Oct 15th
bir gülüşe aşık olunur mu? →
Oct 4th
September 2011
3 posts
Sep 15th
1 note
Sep 11th
2 notes
Sep 1st
August 2011
9 posts
üzerimde bir bayram etkisi göremiyorum. nerede o eski bayramlar lafı da etmeyeceğim..çünkü baktığım yeri değiştirirsem eskisi gibi oluyor..içimde hamakta sallanıp, fonda sakin bir şeyler dinleme isteği, inceden bir şeyler okumak belki. araları kahve ve sigarayla şenlendirmek gibi gibi… ama dönüp bahçe kapısına bakıyorum, çocuklar bayramlıklarıyla geliyorlar, şeker kasesi masanın üstünde...
Aug 30th
1 note
8 tags
Aug 28th
337 notes
Aug 26th
Aug 25th
beirut →
Kulağıma davullarla, zurnalarla geliyorlar. Tam olarak davul ve zurna olmasa da Türkiye kültüründe düğün kavramını en iyi böyle açıklarım. Düğünleri sevmem ama yine Türkiye’de düğün-dernek havası, ne o çok süslenmişsin düğüne mi?, içimde davullar zurnalar, gibi deyişlerle, olumlu bir etkisi olduğunu söyleyebilirim. Neyse işte Beirut’u seviyorum. Kendilerini kendi ağızlarından okuyun,...
Aug 25th
Aug 23rd
Rıza Kuşku'nun gözünden @sziget-budapeste-prag →
Aug 21st
1 note
Aug 21st
1 note
Aug 7th
July 2011
5 posts
Bu da Banu'dan 3. yılımıza iç döküntüsü. →
Jul 31st
Jul 31st
67,203 notes
Jul 31st
Jul 31st
1 note
WatchWatch
sun-day-sky: sun.day.sky’da Conner Youngblood’ın A Summer Song adlı bu şarkısı çalsa onun videosu şöyle olabilirdi: düşünün santralistanbul’da bir ağaç gölgesi bulmuşsunuz, terlikler fora, başınızda hasırdan bir şapka, gözleriniz kapalı, hafiften bir rüzgar esiyor, yüzünüzde pişmiş kelleden hallice bir gülümseme.. o-oo-oo-o-ooo diye mırıldanmaya başlamış olabilirsiniz şimdiden.
Jul 18th
June 2011
13 posts
ğ
‘ğ’ konuşurken söylenmiyor. Yutuveriyorsunuz. Ben bu harfin yerinde olsam çok üzülürdüm doğ/’ğ’rusu. Onca kelime et, 10 tanesinden 0.1’inde sıra bana denk gelsin, onda da yutulayım, olacak şey de’ğ’il.  ‘Yumuşak ge’ de vurgulandığında şöyle bir dokunmalı, ne kadar vurgulanırsa o kadar a’ğ’ır olmalı durum. ‘Çaresiz’...
Jun 27th
1 note
rehabilite sohbetler
‘hiç bisikletten düştünüz mü? ben küçükken, o zamanlar bendeki bisikltten kimsede yoktu. Teyzem getirmişti. Sonra bi gün bi düştüm. Ama acımadı. Sonra bi gün, tümseklerden hoplaya hoplaya geçiyodum, sonuncusu tümseğin yarısı yokmuş, gene düştüm. Burnum kanadı.’ diye anlatırken diğeri de başladı. O da yaramaz bir çocukluk geçirdiğini kanıtlayan en baba yaramazlık hikayesini anlattı. Bir...
Jun 26th
Jun 22nd
1 note
Jun 21st
1 note
Jun 17th
kanatlari gumus yavru bir kus gemimizin diregine konmus daglara cikma hey karadeniz yavrudur yarim ucamaz bensiz bir yarim var bu yavru kus gibi yarim yuregime konmus gibi daglara cikma hey karadeniz yavrudur yarim ucamaz bensiz -nazım hikmet ran-
Jun 16th
up!
Jun 16th
Jun 12th
1 note
Jun 11th
1 note
Jun 6th
Jun 6th
sadece yürüdüm.
yavaş adımlarla. yavaştı ama gene de kendi içinde bir ritmi vardı.gireceğim sokağı kaçırdığımı gözlerim anladı, ayaklarım umursamadı. ben aralarına girmek istemediğimden susmaya devam ettim. ben sabah saat 9.46’da telefonumun çaldığı yerdeyim. tam olarak yatağın köşesinde rujumu sürüyorum.  
Jun 6th
Jun 5th
1 note
May 2011
14 posts
May 29th
May 29th
May 24th
ListenTimur Selçuk - beni kör kuyularda merdivensiz...
May 24th
May 24th
studo l'italiano
tamamen keyfi bir kararla italyanca öğrenmeye başladım. istikrarım ne kadar sürer, dile olan yeteneksizliğim italyanca’da nasıl olur hiç bilmiyorum. ama bir hevestir gidiyor.  mesela tam 2 haftadır önce okul sonra iş sonra da derse gitmeyi başardım. hatta pazar günü sırf sözlük almak için taksim’e çıktım. kendimi heveslendirmek için günün birinde italya’da olmayı hayal ediyorum....
May 23rd
1 note
May 23rd
Yeni öğrendiğim dildeki kelimeleri hala senin için...
May 23rd
May 23rd
May 22nd
ListenZofka - Jeune Robot bir işi bitirmeden öbürüne...
May 17th
Hiç yaşanmamış gibi yapmak. Sanki bu masa da hiç oturmamışız gibi. Altı üstü bomboş. Sandalyeler nizamı, kültablası temiz. Sanki hiç konuşmamışız gibi. Çıt yok. Bir de umut var. Temiz masada oturmuşuz. Konuşmaya başlıyoruz. ‘ilk defa sana anlatıyorum’ la başlayan cümleler kuruyoruz bilmem kaçıncı kez. Hayat var. Hayat çok fena. 
May 12th
May 2nd