guladiyaman@gmail.com
Bir masada oturamadıklarımızdan ötürü susuyorum bazen. Oturup konuşamadıktan sonra ne manası var ki yuvarlak bir masanın. Öyle geniş masalar değil. Geniş masaların üstü çok yemek doluyor, iyip içmekten konuşulmuyor da zaten. Şöyle dört köşe çıt kırıldım bir masada dizlerimizi kırıp kollarımızı gövdemize iyice çekerek konuşmak kafiydi aslında.
Şimdi vakitsizlikten ayak üstü konuşuyoruz. Aynı anda dans ediyoruz ve içki içiyoruz. Kız oğlanı keserken başka biri kolunu çekiştirerek iş bağlamaya çalışıyor. Aşkları da ayak üstü yaşıyoruz işleri de. Geçenlerde çok sevdiğim bir arkadaşımla oturduk masaya, sustuk. Uzun uzun sokağa baktık. Sokak ne güzel değil mi dedi, evet dedim. Güldük. Böyle bir güzelliği fark etmiş olmanın mutluluğuydu bu. Sokak güzel ama kaldırımlar çok kötü dedim. Sabahları Sıraselviler’den meydana doğru çıkarken hep söyleniyorum, arabalara kızıp yolun ortasından yürüyorum dedim..Belki bir masanın etrafında oturup konuşsak, kaldırımları da çözerdik. Kaldırımlar ve masalar önemli dedim, güldük.
Hala zamanımız var.
Neyse bunlar uzun zamandır aklımda olanlardı. Anlatasım geldi…
Sonra, yeni yıl dilekleri havada uçuşurken kafamı yukarı bir kaldırdım, ağaçlardan sarkan bir sürü kağıttan balonlar. Tam arkasında doğanın disko topu battı batacak. Şöyle bir sevindim. Genelde aşk acısı çektiğimde böyle abuk subuk şeylere seviniyorum.
Aşk acısı öyle kafasına göre gelen bir şey işte. Dur şu an çok işim var, bir ara oturup ağlarım diyemiyorsunuz. Yeni yıla geçmeden doktora gideyim, evin üç beş işi vardı onları halledeyim, dolabımı düzenliyeyim, bu akşam son çamaşırları da makineye attık mı temizlendik…gibi olmuyor yani. Ayların en arada olanı Aralık için de korkum buydu, oldu. 2 gün içinde eski halime dönmenin yollarını bularak bu yılı sonlandırmak en büyük isteyim. Çok eski değil ama 4-5 ay kadar eski günler olsa kafi. Çünkü az daha eskiye gitsem yine onu görüyorum. Yine aşkımdan ölüyorum.
Yeni yıla girmeden önce kuyruğuna bastığım kediden af diliyorum. Lütfen kedi, yeteri kadar anladım acını, hadi geçsin.
Kapadım gözümü bak hadi.