guladiyaman@gmail.com
Önceleri aşk üstüne konuşmamamın sebebi ‘daha ne yaşadım ki’ydi. Sanki konuşabilmek, yazabilmek tecrübeyle orantılıydı. Ne kadar tecrübe edersem o kadar ‘doğru’ yazabilirdim.
Ama yaşadıkça kafam karıştı benim. Duygularımı nereye saklayacağımı şaşırıyorum.
Onu saklamak için uğraştığım şu günlerde de postasını aldım. O kadar uzun zaman olmuştu ki birinden posta almayalı. Kanlı canlı, üstünde el yazılarımızın bulunduğu postalar. Bir de ondan gelince heyecanım ikiye katlandı. İş yerime geldiğimde masanın ortasında duran postayı gördüğüm an bunun son olduğunu hissettim. Zaten ben de onu günlük hayatımdan çıkarttım sayılır, ama geceler günlük hayata girer mi bilmem..çünkü geceler çok yorucu oluyor. Her gece yeni bir hayal kuruyorum. İlk başlarda onu düşlediğimde yoldaydık, ben onu görünce yolumu değiştiriyordum. Şimdilerde yolda onu görünce yüzüne bakıyorum. Belki birkaç gece sonra, belki birazdan yattığımda yüzünü görür, gülümser, bir de sarılırım. Postayı aldığımda onu bir süre elimde tutup evden çıkıp postaneye gittiği yolu hatırlamaya çalıştığımı anlatırım. bilmiyorum işte…
İyiyim aslında… Sadece bir kitabı 2 aydır yanımda gezdiriyorum. Başka bir kitap baş ucumda duruyor. Sehpanın altındakinin ilk cümlesi okunmuş ve oracıkta sen bulunmuş, duruyor.