eightdaysaweek

Gül Adıyaman

guladiyaman@gmail.com

rehabilite sohbetler

‘hiç bisikletten düştünüz mü? ben küçükken, o zamanlar bendeki bisikltten kimsede yoktu. Teyzem getirmişti. Sonra bi gün bi düştüm. Ama acımadı. Sonra bi gün, tümseklerden hoplaya hoplaya geçiyodum, sonuncusu tümseğin yarısı yokmuş, gene düştüm. Burnum kanadı.’ diye anlatırken diğeri de başladı. O da yaramaz bir çocukluk geçirdiğini kanıtlayan en baba yaramazlık hikayesini anlattı. Bir sonrakinin abisi vardı onu hep kurtarırdı çocukken. Şanslı bir çocuk geçirmişti ama, kaç kişiye nasip olur canım o yaşta kol kırmak.

Sıra bana geldiğinde sohbetin üzerinden neredeyse 1 saat geçmişti. Uzadıkça uzadı mevzu. Ama anlattım. Benim de bisikletim vardı. O zamanlar tepetaklak düştüğümde mahallenin en çirkef kızının kahkahasıyla utancımdan daha çok ağlamıştım. Acımasa da bağıra bağıra ağlamıştım. Şimdi göğsümü gere gere anlatacağım bir hikaye olacağını nereden bilirdim. Sevindim. Sonra bir ara düşündüm, ya bisikletim olmasaydı. Ya düşmeseydim. Uf ne fena! 

Bitmez ama zaten çocukken çok düştüm. Çok yaramazdım ve evet büyük bir oyun bozandım. Mızıkçı diyelim. Oyun mozanlık büyüyünce oluyor. Küçükken mızıkçı oluyorsunuz. 

More Information