guladiyaman@gmail.com
Koca bir Temmuz Limon’la geçti. Kışları hafta sonları başlayan misafirliği babasının turneleri işleri güçleri sebebiyle yazın biraz uzadı. İyi de oldu. Disiplinle yeniden tanıştım. İnsan kendi hayatının kararlarını alamaya alışıyor mu bilmem ama benim alışmam çok zor. Yıllardır yapsam da hep kaytarma peşindeyim. Yalan yok.
Yeni iş hayatları, sabah erken kalkmaya alışmak zaten zorken bir de her sabah Limon’u bir tur dolaştırmak vardı mesela. Sonra dayanamadım sıcakta onu evde yalnız bırakmaya, tuttum iş yerine götürdüm. Orada ona mis gibi alan yarattık. Zor da olmadı tabii, çimlerde kuş kovaladı. Kedilere havladı, dayak yedi. Akşam üstleri parka gittik, park kültürüm gelişti doğrusu. Köpek sahipleriyle yapılan sohbetler, onların sorunları, burada ortak olan tek şey köpeklerimiz…çok acayipmiş. Ama ne yalan söyleyeyim alışasım yoktu hiç. Başlarda benim köpeğim değil, misafir diye açıklamalar yapıyordum. Artık ondan da vaz geçtim. Dürüst olmayıver canım alla alla.
Nitekim çocuk sahibi olsam işlerin ne kadar zor olacağını anladım. Gece birinde kalamazsın. Eve misafir çağırmadan önce düşünürsün. İş çıkışı direkt eve gider daha kapıyı açmanla seni kucaklar. Şapşal. Azında terliğimle sokağa çıkartma yalvarmaları..Yordu beni. Ama yine de evlattır kıyılmıyor.
Seviyorum onu. Atamam satamam. Köpek otellerine de veremem. Verdirmem. Geceleri poposunu burnuma dayayıp uyusa da kovmam. Aslan limon.
-kafam karışmış, seviyorum sevmiiyorumm-