eightdaysaweek

Gül Adıyaman

guladiyaman@gmail.com

Banu’yla aynı evi paylaşmamızın 3. yılına girdik. Çok argo geçen koskoca 2 yıl. Son 1 aydır evde olmayışı düşkünlüğümü hatırlattı. 

Banu evi temizlemez. Sofrayı toplamaz. Banu yemek yemeği sever. En çok ev yemeğini sever ama yapmaz. Banu çay içmeye çıkalım der rakı balık yapar döneriz. Evi temizlerim akşama sushi söyler. Banun en iyi yaptığı şey ve benim unuttuğum, çöp poşetidir. Evde çöp poşetlerini banu alır. Asla unutmaz. Akşam eve gelirken karını ekmek var mı diye arayan kocalar gibi. Çöp poşetimiz var mı der. Yoksa hemen alır. Çöp poşetsiz bir hayat olmayacağı için Banu’suz olmaz.

Şarabı sever. Hep üstüne dökse de kırmızıdan vazgeçmez. Kırmızı şarap lekesini en iyi ben çıkartırım. Abiiii derim, lanet olsun sana, bıktım senden derim, leke çıkar. 

Sokaktan yeni doğurmuş kediyle yavrusunu getirir. Onları büyütürüz. Onlara ev buluruz. Sonra rutin aralıklarla o kedicikler bizi ziyarete gelir. Kalırlar giderler.

Mahalle esnafıyla iletişimi ben kurarım. Banu sert yapar diye pek yüzyüze getirmem esnafla. Hırgür çıkar, hoşlanmaz.

Sabahları odama girer, hele pazarsa, gözünü açmadan balkonu açar, perdeyi açar, o uyandı diye ben de uyanmalıymışım..uyanırım..

Beyoğlunun B’si ile 3. yılımıza girerken biraz duygulandım. Şimdi ufaktan hazırlanıyoruz. Akşam her yıl dönümümüzü kutladığımız balıkçımıza gideceğiz. Orada Banu’nun hediyesi Budapeşte seyehatimizin planlarını yaparız bakarsın. Böyle de güzel bir insan…ya bi git..

  1. sezengurakar reblogged this from gulady
  2. gulady posted this
More Information